psİKOLOG YÜSRA BALİ
ERGENLİK DÖNEMİ AİLE İÇİ İLETİŞİM VE DİNİ-MANEVİ GELİŞİM
Ergenlik; insan gelişim dönemleri içerisinde fiziksel, psikolojik, bilişsel ve duygusal gelişimlerin yanı sıra toplumsal etkilerin birey için en fazla önem taşıdığı bir evredir. Bu dönemde beyin, nöroendokrin sistem ve hormon konsantrasyonlarında meydana gelen değişime bağlı olarak fiziksel ve duygusal farklılaşmaların olduğu kritik bir dönemdir. Bununla birlikte kimlik kazanımı ve sosyal ilişkileri yönetme becerisi kazanılması hedeflenen bir geçiş dönemidir.

Ergenlik döneminin sınırları ile ilgili çok farklı görüşler vardır. Yaşanılan yere ait fiziki, coğrafi, sosyal ve ekonomik etkenler bu sınırların belirleyicisi olmuştur. Ancak birçok araştırmacı ergenlik dönemini şu üç bölümde incelemiştir:

- İlk (erken ergenlik, puberty) ergenlik:10- 13 yaşlar arası

- Orta ergenlik: 14- 17 yaşlar arası

- Son ergenlik: 18- 22 yaşlar arası (Hurlock, 1987: 128-129; Bahadır, 2001; Steinberg, 2007: 23; Ekşi, 2011).

İlk ergenlik dönemi genellikle cinsel yeteneklerin kazanıldığı, ikincil cinsiyet özelliklerinin ortaya çıktığı, fiziksel ve psikolojik değişmelerin yaşandığı, dini ve ahlaki kuralların öğrenilmeye başlandığı dönemdir.Orta ergenlik döneminde ise aileden bağımsızlaşma ve yoğun çatışmalar vardır. Bununla birlikte çeşitli davranış problemleri, akran grubu baskısı, kişilik problemleri sıkça görülebilir. ( Bahadır, 2001).Son ergenlik döneminde ise; artık olgunlaşmanın başladığı, tabiri caizse fırtınanın dindiği sakinleşmenin başladığı dönemdir. Bu dönem de sağlıklı kararların alındığı, sağlıklı iletişim, uyum ve dengenin görüldüğü, daha geniş ve hoşgörülü düşünmenin yerleştiği, yaşam ve değer yargılarının yerleştiği, kimlik duygusunun geliştiği, gerçekçi bir kimliğin oluştuğu, iş, meslek, evlilik vb. süreçlere hazırlık yapıldığı dönem olarak görülür (Gürsu,2011). Ayrıca bu evredeki gençler soyut bilişsel işlevlerin daha belirgin hale gelmesiyle bir inanç duygusuna sahip olmak, bu uğurda mücadele etmek gibi davranışlar gösterirler.

Çocukluktan yetişkinliğe geçişin basamağı olan erken ve orta ergenlik dönemleri ebeveyn ve ergen arasındaki ilişkide değişimlere yol açar. Ergenin bireysel kimlik edinme yolundaki çabaları ve ruhsal bunalımları bu döneme özgü aile-ergen çatışmalarını meydana getirir. Ergen ve ailesi arasında yaşanan bu çatışmaların normal olduğu, ergenin kendini ortaya koyması, bağımsızlaşabilmesi ve özgüvenini kazanabilmesi için zorunlu olduğu, ebeveynlerle ergen arasındaki çatışmaların günlük sıradan konularla ilgili olup temel değerler ve önceliklerle ilgili olmadığı belirtilmektedir (Steinberg, 2007).

Aksoy ve arkadaşları (2008), ebeveynlerin verdikleri sosyal desteğin gençlerin psikolojik uyumları üzerinde önemli ölçüde etkili olduğunu, yetişkinliğe geçişte olumlu baş etme stratejileri kazanmalarına, uygun seçimler yapmalarına, kişisel kontrolü kazanmalarına ve alkol, madde bağımlılığı, saldırganlık gibi olumsuz unsurlardan korunmalarına yardımcı olabileceğini dile getirirler.

Büyükkaragöz ise (1987) ailelerin desteğinin yanı sıra ergenlerde hırsızlık, yalancılık, zarar verme, alkol ve madde kullanımı, cinsi sapıklık vb. karakter bozukluklarının önlenmesinde gençlerin dini ve manevi bağlılıklarının etkisi olduğunu söylemiştir. Allport'un da belirttiği gibi dindar bir çevrede yetişen birey ile dindar olmayan bir çevrede yetişen birey arasında farklılıklar kendisini gösterecektir. Nitekim Allport'un üniversite öğrencileri üzerinde yaptığı çalışmada dini hissin ihtiyaç olarak görülmesinde deneklerin % 67'si anne-babayı etken olarak göstermişlerdir (Eren, 2007). Bayyiğit'in (1989: 75) 1566 üniversite öğrencisi üzerinde yaptığı çalışmada ise gençlerin % 49.7' si Allah'a inanmada ailenin etkisine işaret etmişlerdir.

13-29 yaşları arasında ise genellikle dogmatik görüşlerin, inançların azaldığı ve daha önceki dinsel inançların yeniden değerlendirildiği, sorgulandığı ifade edilse de ergenlerin dini ve mistik konulara derin bir ilgi duydukları da belirtilir (Bühler, 1987). Aslında bu dönemdeki gençlerde daha çok sorgulama, anlamlandırma ve bağlanma davranışları görüyoruz. Soyut bilişsel sistemlerin yeni gelişmeye başlamasıyla artık ailenin inancına körü körüne bir bağlanma değil onu sorgulayarak kendi dini anlayışını oluşturma çabası vardır.

Bizim kültürümüze göre değerlendirecek olursak; ergen bireyler namaz, dua, oruç gibi ibadetlerin çocukluk dönemindeki taklitlerini bırakarak bunların anlamını araştırmaya ve pratiklerini yapmaya başlar. Konuyla ilgili Türkiye'de yapılan bir alan araştırmasında; gençlerin %68.2'sinin namaz kıldıkları; %72.4'ünün de oruç tuttukları tespit edilmiştir. Hayta tarafından yapılan ampirik çalışma da ise, yüksek din eğitimi alan gençlerin, özellikle namaz, oruç, dua ve tövbe gibi dinî pratikleri yerine getirmede titizlik gösterdikleri saptanmıştır (Hayta, 1993). Bu da bizlere çocukluklarından itibaren aileden veya çevreden alınan yoğun bir dini eğitimin gençlerde dini pratikleri uygulamada etkili olduğunu göstermektedir.

Toplumumuzda ibadetler içerisinde dua önemli bir yer tutar. Neredeyse dua etmeyen insan yoktur denebilir. Bu durum ergenler içinde ortaktır. Ergenlerin %90-95'i çeşitli sebeplerle sürekli veya ara sıra dua eder ve yarısından fazlası da ettikleri dualardan psikolojik anlamda fayda görürler. (Hökelekli, 2017) Yapılan araştırmalarda; ergenlerde, varlığın kendi yaptıkları duaları duyduğuna ve bu duaları cevaplandırdığına inananların düzeyi %85 olarak tespit edilmiştir(Cole; Morgan,1975). Dua ve ibadetler, ergenin alçak gönüllü olmasını ve huşu içinde varlığı hissetmesini, kendi bireysel sınırlarının farkında olmasını, kendinin en derin yönlerini keşfetmesini ve benlik bilincinin kuvvetlenmesini sağlar. Bunların yanında, bu dinî uygulamalar, onun bunalımlı zamanlarında kendi içinde sığınabileceği güvenli bir alan oluşturur. Genel anlamda dua ve ibadetler, evrenin varoluşsal psiko-dinamikleri açısından değerlendirildiğinde; ölüm, özlük, yalıtım ve anlamsızlık gibi ergenin psikolojik yapısında varolan kaygılarını ve derin yapılarını anlamlandırması ve çözüme kavuşturması noktasında, kısacası evrenin varoluşundan kaynaklanan çatışmaları çözmesinde önemli faydalar sağlar.

Sonuç itibariyle, dua ve ibadet terapisinin bir takım psikolojik rahatsızlıklara karşı iyi sonuçlar verdiği görülmektedir. Dinî hayatları ve ibadetleriyle umut tazeleyerek hayatın anlamını yakalayan ergenlerin, şiddetli sıkıntı, öfke, stres ve kaygı durumları ile olumsuz düşünce değişimlerini daha az yaşamaktadırlar. Ruh sağlığı açısından hayatın belki de en zor dönemi olarak değerlendirilen yaşadıkları bu yılları daha az sıkıntılarla aşabileceklerini söylemek mümkündür. (Koç, 2003)

KAYNAKÇA

1) AKSOY, A. B. KAHRAMAN, G. Ö. Kılıç, Ş. (2008). "Ergenlerin Algıladıkları
2) Ebeveyn İzleme Ve Destek Davranışları" İnönü Ünv. Eğitim Fak. Dergisi, 9 (15) ss.1-14
3) ALLPORT Gordon W. (2004). Birey Ve Dini. Çeviren: Bilal Samur. Ankara: Elis
4) BAHADIR (2001). "Temel Gelişim Özellikleri Açısından Ergenlik Dönemi". Tabula Rasa, Yıl: 1, Sayı: 3, ss. 109-119
5) BAYYİĞİT, Mehmet (1989). Üniversitede Gençliğinin Dini İnanç, Tutum Ve Davranışları Üzerine Bir araştırma. Uludağ Üniversitesi. Sosyal Bilim. Enst. (Yayınlanmamış Doktora Tezi) Bursa
6) BÜHLER, C. SPİEGEL, K. THOMAS, K. (1987a). "Ergenlik dönemine toplu bakış". (Editör: Bekir Onur). Çeviren: Sezen Zeytinoğlu. Ergenlik Psikolojisi Ankara: Hacettepe-Taş Kitapçılık, ss.87-104
7) BÜYÜKKARAGÖZ, Savaş s. (1987). "Gençlikte Görülen Törel Gelişim Bozuklukları Ve Eğitimleri". Din Öğretimi Dergisi (10), Ocak-Şubat- Mart, ss. 120-126
8) EREN, Selim "İnanç Ve Sosyo-Kültürel Çevre Etkileşimi" C.Ü.İ.F.D XI/1 129-152
9) GÜRSU, O. (2011). Ergenlik Döneminde Psikolojik Sağlık ve Dindarlık İlişkisi. Selçuk Üniversitesi(Doktora Tezi) Konya.
10) HAYTA, A. (1993). Psiko-Sosyal Uyum ve Dinî Pratikler. U.Ü. Sosyal U.Ü. Sosyal Bilimle Enstitüsü, 146.
11) HÖKELEKLİ, H. (2017). Din psikolojisi. Ankara: Diyanet Vakfı Yayınları.
12) HURLOCK, Elisabeth B. (1987) Ergenlikte Beden Gelişimi Çeviren: Gülseren
13) Günce (Editör: Bekir Onur) Egemenlik Psikolojisi Ankara Hacettepe-Taş Kitapçılık ss. 105-139
14) KOÇ, M. (2003). Ergenlik Döneminde Dua ve İbadet Psikolojisi Üzerine Teorik Bir yaklaşım. Cumhuriyet Üniversitesi, 7(1), 373-397.
15) STEİNBERG, Laurence (2007). Ergenlik. Ankara: İmge kitapevi


© Tüm hakları saklıdır Psycholocals.

Made on
Tilda