hAZIRLAYAN: PSİKOLOG GÖZDE DURAN
Yalnız Bir Kadının Sessiz Çığlığı: Swallow (2019)
Yönetmen Carlo Mirabella-Davis'in ilk uzun metraj filmi olan 2019 yılında gösterime girmiş sinematografisini Katelin Arizmendi'in yaptığı psikolojik/dram türünde bir film:Swallow.
Filmde istediğini zannettiği ve yapmaya çalıştığı "kadın" imajından oldukça uzak olan bir kadının hamilelik sürecinde yaşadığı duygusal, sosyal ve psikolojik durum anlatılıyor. Tecavüz sonucu dünyaya gelmiş olan Hunter, annesinden beklediği ilgi ve koşulsuz sevgiyi alamamış bir çocuk olarak büyür. Literatürde temelde bağlanma stilleri olarak geçen kavram üzerinden bu durumu değerlendirirsek Hunter güvensiz bağlanma stillerinden kaygılı bağlanma stiline sahiptir. Bu stile sahip olan çocuklar yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde ebeveynlerinden alamadıkları güven ve ilgiyi partnerlerinden umutsuzca talep ederler.Terk edilmeye karşı aşırı hassastırlar. Bu durum Hunter ve Richie ilişkisinde olduğu gibi simbiyotik bir ilişki kurmalarına sebep olur. Richie'nin annesine Hunter'ın hamile olduğunu söylerken biz dilini kullanarak "Hamileyiz." demesi bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca kaygılı bağlanmada ebeveynler çocuklarının ihtiyaçlarını karşılama konusunda tutarsızdır. Tıpkı telefon görüşmesinde annesinin Hunter'a önce "Kapımız sana her zaman açık." diyip daha sonra "Evde yer yok." demesi gibi.
Zamanla Hunter, Richie'yi kaybetme korkusuyla özbenliğinden tamamen sıyrılmış kocasının ve ailesinin istek ve arzularıyla yaşayan bir makine haline gelmiştir. Çocuk sahibi olmak istememesine rağmen hamile kalması, yeni evlerinin bahçesine çiçek dikmek için Richie'den izin istemesi ve cinsel ilişki sırasında kocasının boşalmasını öncelemesi bunu gösterir. Hayatındaki herkes tarafından yoğun bir baskıya maruz kalan Hunter rüzgarda savrulan bir yaprak misali kontrolün kendisinde olmadığını düşünür. Sosyal bir çevreye sahip olmayan genç kadının yalnızlığı, tecrit edilmişliği ve sıkışmışlığı şehirden uzak ev metaforuyla bağdaştırılabilir. Kocasının ailesiyle akşam yemeği yediği bir sırada söylemek istemediği bir olayın kocası tarafından kendisine sorulmadan anlatılması ve kayınpederinin konuşması sırasında lafını bölmesi üzerine iyice sıkışmış hisseden Hunter önündeki buz küplerini yeme arzusunu bastıramamış ve tüm olaylar bu süreçten sonra başlamıştır. Daha sonra bilye, çengelli iğne, toprak, vida gibi besin olmayan maddeleri yemeye başlamıştır. Bunları ağzına attığı anda duygusal bir boşalma yaşadığını ve sonrasında rahatladığını yüzünden okuyabiliriz. Bunu yaparak kontrolün ilk defa kendisinde olduğunu hissetmiş olabilir. Dsm-5'te beslenme ve yeme bozuklukları bölümünde yer alan pika, besleyici değeri olmayan veya besin olmayan maddelerin düzenli ve aşırı miktarda yenmesi ile karakterize bir bozukluktur. Hamilelik döneminde de görülebilen bu bozukluğun sebepleri arasında uyaran azlığı ve ebeveyn ihmalinin olduğu ortamlardan öğrenilmiş bir davranışın sonucu olarak ortaya çıkabileceği vardır. Hunter'ın çocukluk dönemi dikkate alındığında bu sebeple örtüştüğü fark edilebilir. Ayrıca filmin genelinde Hunter'ın Takıntı Bozuklukları kapsamında yer alan simetri takıntısından muzdarip olduğunu görürüz. (Bitki yapraklarını tabağa muntazam bir şekilde yerleştirmeye çalışması, defaatle saçını düzeltmesi gibi.) Kıyafetleri, saçı ve makyajıyla uyumlu olmayan davranışlara sahip olan Hunter (Çocuk gibi konuşması ve yürümesiyle, telefonda oyun oynamasıyla, yaşadığı bir zorlukta yatağın altına saklanmasıyla...) çocukluk döneminde takılı kalmış, adeta annesinin kıyafetlerini ve ayakkabılarını giyen, makyaj yapan küçük kız çocuklarını andırır. Orada yatağın altına saklanma metaforu anne rahmine geri dönmeyi temsil eder. Sanki dünyaya hiç gelmemiş olmayı diler gibi bir hali vardır.

© Tüm hakları saklıdır Psycholocals.

Made on
Tilda