hAZIRLAYAN: Psİkolog gözde duran
KÜÇÜK DAHİ: VİTUS (2006)
Fredi M. Murer'in hem yazıp hem yönettiği filmi Vitus 2006 İsveç yapımı bir dram filmi. Filmde Vitus adında üstün zeka ve yeteneğe sahip bir çocuğun 6 yaşından 12 yaşına kadar geçen sürede yaşadıkları anlatılıyor. Çok küçük bir çocukken tesadüfen Vitus'un piyano çalmayla ilgili üstün bir yeteneğe sahip olduğu fark edilir. Bu süreçten sonra Vitus bilhassa annesi tarafından yoğun bir baskıya maruz kalır. Anne-babasının kendisi üzerinde gelecek planlaması yapmaları ve ondan sürekli çalışmasını ve başarılı bir çocuk olmasını beklemeleri Vitus'u giderek yorar. Vitus ise bu gerilimden kurtulmak için zekice bir plan yapar. Çevresindeki herkesi doktorları bile bu plan sayesinde kandırmayı başarır ve onları kendisinin ''normal'' bir çocuk olduğuna inandırır.
'' -Küçük bir çocukken en sevdiğim meslekleri gösteren bir liste yapmıştım. En sevdiğim 10 meslek. Listenin başında da büyük harflerle şu yazıyordu: PİLOTLUK.
+Peki, ikinci sırada ne vardı? Tabut ustalığı mı?
-Doğrusu hatırlayamıyorum. Kalan dokuzunun hiçbirinin önemi yoktu. ''

Vitus'un en yakın arkadaşı, birlikte vakit geçirmekten keyif aldığı ve onu anlayabilen tek kişi büyükbabasıdır. Büyükbaba, anne ve babanın aksine Vitus'un üzerinde baskı kurmaz ve ondan beklenilen şeyleri aslında yapmak zorunda olmadığını, kendi istek ve arzularına göre bir hayat yaşaması gerektiğini daima ona salık verir. Film bu anlamda üstün zeka ve yeteneğe sahip olan bir çocuğa nasıl davranılması gerektiğini büyükbaba üzerinden izleyiciye aktarmaya çalışırken tam tersini ise anne-baba üzerinden izleyiciye aktarmaya çalışır.

Vitus çevresinde olup bitenlere karşı oldukça meraklı, anlamını bilmediği bir kelimeyi duyduğunda ivedilikle ve ayrıntılı bir şekilde öğrenmeye çalışan, kahvaltı yaparken gazete ve anaokulundayken kendi yaş grubunun etkinliklerine katılmayıp bir köşede ansiklopedi okuyan yine yaşıtlarından ziyade kendisinden yaşça büyük insanlarla vakit geçirmekten hoşlanan (büyükbabası ve Isabel gibi) bir çocuktur. Bu özellikler üstün zeka ve yeteneğe sahip olan çocukların ortak özellikleridir. Büyükbabasının maddi anlamda sıkıntıya düşmesi üzerine Vitus borsa işine girer ve bu alanda da oldukça başarılı olur. Hatta bu başarı babasının çalıştığı şirketin sahibi olmaya kadar gider.

'' -Aslında ben başka biri olmak isterdim.
+Mesela kim?
-Bilmiyorum. Herhangi biri. Sadece normal biri.
+Benim kadar normal biri mi?
-Hayır, daha normal.
+O zaman sadece normal biri ol.
-Ama nasıl?
+Eğer bir konuda belli bir karar veremiyorsan o zaman öncelikle sevdiğin şeyleri bırakman gerekir. ''
Üstün zeka ve yeteneğe sahip olan çocukların erken yaşta fark edilmeleri oldukça önemlidir. Bunu ilk basamakta gerçekleştirecek olan da anne ve babadır. Çocuğu erken yaşlarda farklı alanlara yönlendirerek onun hangi alanda potansiyeli olduğunun belirlenmesi ve ona kendi yeteneklerini keşfetme fırsatı vermek gerekir. Tabi bunu yaparken çocuğu ilgili olmadığı bir alanda başarılı olmaya zorlamak son derece yanlış bir davranıştır. Ailelerin aşırı ilgili davranmaları çocuk için nasıl sorun oluşturuyorsa aşırı ilgisiz davranmaları da bir o kadar sorun oluşturmaktadır. Aile üstün yeteneği olan çocuğu var olan yetenekleri doğrultusunda ihtiyaç duyduğu eğitimi göz ardı ettiğinde çocuğun yeteneği körelebilir. Bu durum, çocukları her yönden özellikle motivasyonları, sosyal ilişkileri ve duygusal gelişimleri yönünden olumsuz etkilemektedir (Bulut, 1993; Sak, 2010). Filmde annenin Vitus'un müzik alanında ve özellikle piyanoda iyi olduğunu fark edip onu bu alandaki en iyi hocalardan ders almaya teşvik etmesi uygun bir davranıştır.

Vitus'un yaşadığı zorluklardan biri de üstün bir zeka ve yeteneğe sahip olduğu için arkadaşları tarafından zorbalık diyebileceğimiz davranışlara maruz kalmasıdır. Vitus ebeveynleri tarafından üstün bir zeka ve yeteneğe sahip olduğunun empoze edildiği bir çocuktur. Yaşamı boyunca diğerlerinden ''farklı'' olduğunun altı çokça çizilmiştir. Bu yüzden de Vitus, dahi olduğunun farkında olup bunu da sınıf ortamında vermiş olduğu hazırcevaplarla ortaya koymaktan çekinmez. Bu da arkadaşları ve öğretmenleri tarafından yanlış algılanabilir. Bu durum alanda da çok fazla tartışılan bir konudur. Dahi çocuklara dahi olduklarını söylemeli miyiz yoksa söylememeli miyiz? Çocukların salt kendiliklerini ya da yeteneklerini övmek yerine -ki bu durum benmerkezci taraflarını kabartabilir ve narsist bir birey olmasına neden olabilir. Aynı zamanda etiketlenerek diğer çocuklardan ayrı tutulabilir ve zorbalığa maruz kalma ihtimali artabilir.- yapıp ettiklerini, çabalarını takdir etmek; çocukların gelişim odaklı bir düşünce yapısı geliştirmelerine yardımcı olmak daha doğru olacaktır.

Birbirinden güzel klasik müzik bestelerinin de eşlik ettiği bu filmi izlemenizi öneririm.

Kaynaklar:

1) Topal, M., & Tortop, H. S. (2016). Film İncelemesi: Vitus Filmi'nin Üstün Yetenekliler Eğitimi Açısından İncelenmesi. Üstün Zekalılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi, 2(2), 23-29.
2)https://www.imdb.com/title/tt0478829/
3)https://www.bbc.com/turkce/haberler-45800849


© Tüm hakları saklıdır Psycholocals.

Made on
Tilda