Doç.Dr.Şaziye Senem Başgül
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Sadece Bir Tanı Değildir
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), tedavi edilmediğinde kişinin sadece kendisini değil, yakın çevresi başta olmak üzere toplumu ilgilendiren önemli olumsuz sonuçları olabilen bir halk sağlığı sorunudur. Tıbbi bir durum olup, hekim tarafından tanılanıp tedavi edilen bir bozukluk olmasına karşın semptomlarının özelliği nedeniyle toplumun her kesiminden kişilerin yorum yapabildiği bir bozukluktur. Bir çok başka psikiyatrik bozukluk ile birlikte seyredebilir veya başka bozukluklarla karışabilir. Semptomları şımarıklık ve ahlak sorunu olarak kabul edilebilir. Bu nedenle doğru tanılanması, ayırıcı tanısının çok iyi yapılması ve uygun tedavi edilmesi önemli ve gereklidir. Tanısı ve tedavisi çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından konulur.
İki farklı semptom kümesini içinde barındıran DEHB, sadece dikkat sorunları, sadece hiperaktivite ve dürtüsellik veya hepsi bir arada olacak şekilde seyredebilir. Semptom kümelerini ayrıntılandıracak olursak, dikkat eksikliği semptomları; Ayrıntılara dikkat edemez ve okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar, çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da yaptığı etkinliklerde dikkati dağılır, çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür, çoğu zaman yönergelere uyamaz ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da işyerindeki görevlerini tamamlayamaz, etkinlikleri düzenlemekte ve planlamakta zorluk çeker, sürekli kafa çalıştırmayı gerektiren görevlerden kaçınır, eşyalarını kaybeder, dış uyaranlarla kolay dağılır ve unutkandır. Hiperaktivite ve dürtüsellik semptomları; Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur, çoğu zaman hareket halindedir, oturması beklenen durumlarda oturduğu yerden kalkar ve dolaşır, çoğu zaman koşuşturup durur veya tırmanır (ergenlerde bu durum huzursuzluk şeklinde olabilir), sakin bir biçimde boş zamanları geçirmede zorlanır, çok konuşur, laf keser, sorunun sonunu beklemeden cevap verir, sırasını beklemede çok zorlanır.
Yukarıda tanımlanan semptomların hepsinin olması tanı için gerekli değildir. Sadece dikkat sorunları olan çocuklarda eğer yoğun hareketlilik ve davranış sorunları yok ise, "tembellik" olarak tanımlanabilir. Çok hareketlilik bizim toplumumuzda ''yaramaz", "çok zeki bundan böyle yapıyor" diye yorumlanabilir. Genellikle çocuk, kendisine ve çevresine zarar verecek bir duruma geldiğinde mevcut bulgular çevresi tarafından bir sorun olarak tanımlanıp çare arayışına girildiğinde veya akademik olarak başarısı çok düştüğünde ve sınav senelerinde gereken netleri yapamadıklarında aileler çocukları için çare arayışına giderler. Okula devam eden çocuklar ve gençlerde, sınıf içinde yaşanan zorluklar da öğretmenlerin yönlendirme nedenleri olur. Yani; toplum içerisinde yaşanan güçlükler DEHB'li bireyler için özellikle yönlendirilme nedeni olur. Aslında bu kişilerin erken yaşlardan itibaren yaşamlarını zorlaştıran birçok semptomu çevresi tarafından fark edilir ancak sosyal bir sorun oluşmadan genelde hekim başvurusu olmaz. Sorunlar baş göstermeye başladığında, okula gidiyorsa ilk rehber öğretmenlere yönlendirme olur, okul dışında da aileler psikologlara ve danışmanlara başvururlar. Eğer mevcut semptomlar yeterince doğru değerlendirilmez ve DEHB'den şüphelenilmezse hekim yönlendirmesi yapılmaz ve süreç içerisinde olumsuz sonuçlar artar. Hekimden kaçınılmasının nedeni, ilaç tedavisinden kaçınılmasıdır. Özellikle de DEHB tedavisinde kullanılan ilaçların bağımlılık yaptığı ile ilgili yanlış algı vardır. Bu doğru bir bilgi değildir. Aksine tedavi edilmemiş DEHB'li çocukların yaşla birlikte sorunları artar ve ilaç, madde ve davranışsal bağımlılıklara yatkınlıkları artar.

DEHB, gelişimsel bazı geriliklerle birlikte seyredebilir. Altı yaşın altındaki çocuklarda özellikle de erken yaşlarda yoğun semptomlar bazen diğer gelişimsel bozukluklarla ayırıcı tanısını gerektirir. Özellikle 3 yaş altında, çocukta yoğun dikkat sorunları varsa, çevresi ile iletişimi az olur ve otizm ile karışabilir. Bu gibi durumlarda mutlaka ayırıcı tanı yapılması adına çocuk ve ergen psikiyatrisi muayenesi gerekir. Çünkü her iki durumun tedavisi farklıdır. Otizmde erken yaşta özel eğitim gereklidir. DEHB'li küçük yaş çocuklarda da ince ve kaba motor yetersizlikler ve sosyal beceri eksiklikleri olabilir. Genellikle yoğun davranış sorunları yok ise 6 yaş altında DEHB tedavisinde, varsa gelişimsel eksikliklerin birebir desteklenmesi, spor ve hekim tarafından uygun görülürse takip ile balık yağı ve D vitamini gibi takviyeler kullanılabilir. Düzenli spor her yaşta DEHB tedavisinde ilave olarak yapılmalıdır.

Tanılama, öncelikle semptomların gözlemi ve sonrasında hekim yönlendirmesi sonucunda çocuk ve ergen psikiyatristin ayrıntılı klinik muayenesi, ailesinden ve öğretmenlerinden bilgi alınması, gerek görüldüğünde bilişsel fonksiyonlarını ölçen testlerin değerlendirilmesi, diğer psikiyatrik ve tıbbi olası tanıların dışlanması ile yapılır. Tanı ve tedavide hekim, aile ve öğretmen işbirliği çok önemlidir.

Akademik başarısızlığın bir çok nedeni olabilir ama neden doğru tanılanmış DEHB ise, tedavisinde ilaçlar kullanılır. Yoğun davranış sorunları varsa, kendisi ve çevresi için yıkıcı oluyor ise ve nedeni DEHB ise, tedavide yine ilaçlar kullanılır. Tedavide en önemli belirleyici, DEHB tanısı nedeniyle çocuğun işlevselliğinin bozulması, yaşam kalitesinin düşmesi, kendisini ve çevresini olumsuz etkilemesidir. Tedavide ilaçlar dışında, kendisinin ve ailenin DEHB semptom ve seyri konusunda bilgilendirilmesi, ailenin desteklenmesi ve okula danışmanlık verilmesi de önemlidir. Eğer çocuğun akademik belirgin bir geriliği varsa birebir ders desteği gerekebilir. Eğer derslerinde çok geri değil ise, dikkati toparlandığında kendisi de derslerini çalışabilir. Ev içerisinde uyaranları azaltıcı çevresel düzenlemeler iyi olabilir. Bazı çocuklarda özellikle de öğrenme güçlüğü eşlik eden çocuklarda eğitsel tedbir alınabilir.

DEHB, zamanında tanılanıp uygun tedavisi yapılmadığında yaşam boyu sonuçlarından da bahsetmek gerekir. Eğitim alanında; Beklenen ve kapasitesi oranında akademik başarı gösterememe, liseden mezun olma oranının azalması, üniversiteden mezun olma oranının azalması, okuldan uzaklaştırılma ya da atılma oranında artma. Sağlık alanında; Yeme alışkanlığında bozukluk, çok ya da az yeme, uyku sorunları, sigara, alkol ve madde kullanımının daha yüksek olması, tıbbi olmayan ilaç kullanımının artması, erken yaşta gebelik ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riskinin olması. Kişiler arası ilişkiler açısından; Sağlıklı arkadaşlıklar kurmada ve arkadaşlıkları sürdürmekte zorluk, kötü alışkanlıkları olan arkadaşlar edinme, aile ve akranlarla sık çatışma yaşama, duygusal iniş çıkışlar nedeniyle ilişkileri sürdürmekte zorlanma, evlilik sorunları ve boşanma oranının artması, stresli aile ilişkileri, çabuk sinirlenme, hayal kırıklığı ile baş etmede güçlük, kendine güven ve benlik saygısında azalma, sözlü istismar ve taciz riski, duygusal ve davranışsal olarak yaşından küçük olarak algılanma, başkalarının ihtiyaçlarını değerlendirmekte ve empati kurmakta eksiklik. Davranış sorunları kapsamında; Motorlu araç kazaları ve yaralanmalarında sıklık, riskli eylemlere katılma, bağımlılıklar, maddi sorunlar yaşama, toplumsal kuralları hiçe sayma, ahlaki değerlere uygunsuz davranışlar, yasal sorunlar yaşama, bir işte istikrarlı şekilde çalışamama ve sık iş değiştirme.

Sonuç olarak DEHB, aile ve öğretmenlerin çocuktaki semptomları fark edip, bir çocuk ve ergen psikiyatristi yönlendirmesi sonrasında detaylı bir klinik muayene ile tanısının konulduğu ve tedavi planının yapıldığı gelişimsel bir bozukluktur. Kronik bir bozukluk olarak kabul edilmeli, aile, öğretmen ve hekim işbirliği ile takip edilmelidir. Zamanında fark edilip desteklenip tedavi edilmediğinde sonucu hem kendisini hem çevresi açısından üzücü olabilir.


Kaynak:

Şaziye Senem Başgül ve Mücahit Öztürk. Çocuklarda Dürtüsellik/Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu. Uçurtma Yayınları , İstanbul, 2020.




© Tüm hakları saklıdır Psycholocals.

Made on
Tilda