Psikolog Unvanına Sahip Olabilmek İçin Asgari Yeterlilik Şartları Neler Olmalıdır?

Kuzey Amerika ve Avrupa Örneği

Hazırlayan: Psikolog Hüdanur ARSLAN TURGAN
Türkiye'de her geçen gün psikoloji alanının savunmasızlığı ile ilgili alan içindekilerin tedirginliği artmaktadır. Bu anlamda düzenleme yapılması hepimizin ortak dileğidir. Konu bu kadar gündemimizdeyken, ülkemizde yapılmış akademik çalışmaları incelemek istedik. 13 Haziran 2020 tarihinde, ''Klinik Psikoloji Dergisi''nde yayınlanan ''Psikolog unvanına sahip olabilmek için asgari yeterlilik şartları neler olmalıdır? Kuzey Amerika ve Avrupa örneği'' başlıklı, Hasan Hüseyin Seçilmiş ve Özden Yalçınkaya Alkar tarafından kaleme alınan makaleyi özetleyeceğiz.

Makaleye başlarken psikolojinin zorlu yetkinlik sürecinden ve ülkemizde yetkinlikle ilgili yeterli kanuni düzenlemenin olmadığından bahsederek giriş yapılmıştır. Girişteki en önemli kısımlardan biri Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak açılan psikoterapi ve psikiyatri merkezlerinin sıkı denetlenmesine karşın Maliye Bakanlığı'na bağlı olarak açılabilecek danışmanlık merkezlerinin diploma dahi gerektirmeden açılıp kontrolsüzce yürütülebileceğidir. Bu durum ülkemizdeki riski gözler önüne sermektedir. Makalenin amacı, Kuzey Amerika'daki düzenlemeler ve Avrupa Psikologlar Birliği Federasyonu (European Federation of Psychological Association;EFPA) 'nun verdiği ''Europsy'' belgesinin koşullarını özetlemek ve Türkiye'deki beklentileri sunmaktır.

Kuzey Amerika'da alanla ilgili düzenlemeleri Devlet ve Eyalet Psikoloji Kurulları Birliği yapar. Gereklilikleri belirler ve yetkinlik belgesini de yine bu kurumlar verir. Her eyaletin farklı kuralları olabildiği gibi, çoğunda çalışma yeterliliği olarak doktora düzeyinde eğitim gerekmektedir ve bu düzey; psikoloji doktoru (PsyD) ve felsefe doktoru (PhD) olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan PsyD unvanının uygulama odaklı olup, PhD unvanının akademik olarak ilerlemek için kullanılan, araştırma odaklı olanı olduğu vurgulanmıştır. Yüksek lisans derecesiyle görev yapılabilen eyaletlerde ise süpervizyon şartı konmuştur ve belirli bir denetim altında hizmet verilmektedir. Tüm bunların amacı, psikolojik yardım almak isteyen kişilere en az zararı vererek, en fazla faydayı sağlamaktır.

Avrupa'ya baktığımızda ''Europsy'' yeterlik sertifikası, mesleki uygulama için gereklidir. Sertifika, başvuran kişilere bulundukları ülkelerde, Avrupa Psikologlar Birliği Fedarasyonu (EFPA)'na bağlı psikoloji birlikleri tarafından verilmektedir. Türkiye'de bu Türk Psikologlar Derneği (TPD) tarafından değerlendirilmektedir.

Makalenin devamında Europsy yeterlik belgesini hak edebilmek için gerekli eğitim sürelerinden bahsedilmektedir ki bu oldukça yoğun ve uzun bir süreçtir. TPD'ne göre 300 AKTSlik, bu da yaklaşık 5 yıllık bir eğitimi kapsar, bunun Türkiye'de lisans ve yüksek lisans eğitiminde alınan ders sayısına denk gelebileceği söylenmiştir.

Eğitim başlığından sonra süpervizyon süreçlerini kıyaslayan bir başlık açılmıştır. Kuzey Amerika'da yaklaşık olarak her eyalette süpervizyon şartı olmakla beraber, sürelerinin 1 ila 4 yıl arasında değişebildiği açıklanmıştır. Bununla birlikte Eurpsy sertifikası için de eğitim sürecinin ardından en az 1 yıl süpervizyon eşliğinde çalışılması gerekmektedir. Çünkü süpervizyon, yeni deneyim kazanan bir psikolog için her yönden yol göstericidir. Yapacaklarının ve yapmayacaklarının deneyimle aktarılacağından bahsedilmektedir.

Amerika'da psikolog adaylarına süpervizyonun da ardından mesleki yeterlilik sınavı yapılmaktadır. Bu sınavda katılımcılar 70 üzerinde not almaları durumunda başarılı sayılmaktadır. Makalenin bu kısmında sınavın içeriği ve oranları sunulmuştur. Genel olarak davranışın biyolojik temelleri, sosyal kültürel temelleri, teşhis, müdahale, değerlendirme, istatistik gibi başlıklarda yetkinliğin ölçüldüğünden bahsedilmekte ve örnek sorular verilmektedir. Sonucunda bunun tüm eğitim sürecini kapsayan ve ölçen bir sınav olduğundan bahsedilmektedir. Bu da yetkinliği ve danışana en az zararı hedef aldığını göstermektedir.

Tüm bunların ardından Türkiye'deki durum tekrar özetlenip gözler önüne serilmiştir. Bu özette de tekrar gördüğümüz ülkemizde yasal düzenlemelerin olmadığının vurgulanmasıdır. Süreç içinde ülkemizde yaşanan değişimlerden bahsedilmiştir. Bunlar arasında Yüksek Öğrenim Kurulu'nun akreditasyon çalışmaları, Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı yasal düzenlemeler yer alır. Bakanlık bu düzenleme ile psikologların yeterliliğinin Psikolojinin Tıbbi Uygulamalarıyla İlgili Sertifika Eğitimi'ni almasıyla sağlanmasını mümkün kılmıştır. Klinik psikologlarla ilgili düzenleme ise ilk olarak ancak 2011 yılında yapılmıştır ve klinik psikoloji yüksek lisans eğitimi şart konulmuştur.

Sonuç kısmında, makalede ayrıntılı olarak bahsedilen eğitim süreçleri incelendiğinde özellikle Kuzey Amerika'dakine benzer sıkı bir düzenleme mümkün gözükmese de, Avrupa Psikologlar Birliği Fedarasyonu (EFPA)'nun Europsy standartları ve Kuzey Amerika'daki Devlet ve Eyalet Psikoloji Kurulları Birliği (ASPPB) nin eğitim, süpervizyon ve ardından sınav sisteminin ülkemize referans olabileceği söylenmiştir.

Kısaca bahsettiğimiz ayrıntıları makale içinde inceleyebilirsiniz. Bu çalışmayla mesleki sürecimizdeki eksiklikleri ve dileklerimizi dile getirdiği için hocalarımıza teşekkür ediyoruz.


Referanslar: Seçilmiş, H. H. ve Yalçınkaya Alkar, Ö. (2020). Psikolog unvanına sahip olabilmek için asgari yeterlilik şartları neler olmalıdır? Kuzey Amerika ve Avrupa örneği. Klinik Psikoloji Dergisi, 4(2), 159-163

© Tüm hakları saklıdır Psycholocals.

Made on
Tilda