Psikolog Hilal Akyüz
Çocuk ve Ergen Psikoloğu
ANAOKULU PSİKOLOĞUNUN KILAVUZU
Hepimiz çeşitli sahneler içerisinde kendi hayat senaryomuzu yaşıyoruz. Hayat denen bu senaryonun içerisinde kimi zaman çocuk, ergen ve yetişkin oluyorken kimi zamanda anne-baba, öğrenci, evlat gibi çeşitli rolleri üstleniyoruz. Ancak bu senaryonun içerisinde öyle kritik bir sahne var ki yaşamın ilerleyen yıllarında hangi rolleri nasıl taşıyacağımızı, o rolleri taşırken nasıl yürüyeceğimizi öğreniyoruz. Hatta o sahne içerisinde ki rolümüzü birden fazla kişi belirleyebiliyor. Bahsetmiş olduğum sahne başlıktan da anlaşılacağı üzere; okul öncesi dönem yani yaşamın ilk yılları olarak adlandırdığımız çocukluk dönemidir.

Hiçbir çocuk yaşamın ilk yıllarında kendi yaşam senaryosunu tek başına yazabilecek donanıma sahip değildir. Dolayısıyla tek başına ilerleyen yıllara yatırım yapabilmesi pek mümkün olmaz. Mutlaka ona eşlik edecek rehberlere ihtiyaç duyacaktır.


En başında böylesine önemli bir döneme anne ve babanın maddi, manevi yatırımı gerekir. Aynı zamanda rehberliği de önemlidir. Ebeveynlerin rehberliğinin yanı sıra özellikle çocukların dış dünyayı ilk deneyimledikleri anaokulunda çocuğun geleceğini şekillendirmede öğretmen, kurum psikoloğu ya da psikolojik danışmanı da etkin bir rehberdir. Bu yazıda sadece anaokullarında bir psikoloğun yolculuğunu yazıyor olacağım. Ancak psikolog adayları ve psikolog arkadaşlarımın unutmamasını istediğim şeyler var; yukarıda da belirttiğim gibi bizler yalnızca o rehberlerden bir tanesiyiz. Problemleri çözmek ve danışmanlık vermenin ötesinde rehberlik edeceğiniz çocuklara karşı sabırlı, dikkatli ve onlarla etkin bir iletişim halinde bulunmanız gerekir. Aynı zamanda çalışma hayatınız içerisinde ebeveynler ve öğretmenlerle de çocuklar kadar çalışmanız gerektiğini unutmamalısınız…
Hiçbir çocuk yaşamın ilk yıllarında kendi yaşam senaryosunu tek başına yazabilecek donanıma sahip değildir. Dolayısıyla tek başına ilerleyen yıllara yatırım yapabilmesi pek mümkün olmaz. Mutlaka ona eşlik edecek rehberlere ihtiyaç duyacaktır.
Anaokuluna Psikolog Olarak Nasıl Başvurabilirim?

1.ADIM: Cv'nizin anaokulu için uygun olup olmadığına bakmalısınız. Stajlarınız ve aldığınız eğitimlerin çoğu yetişkin ve klinik ağırlıklıysa işiniz bu noktada zorlaşabilir. Anaokulunda staj yapmış olmak zorunda değilsiniz. Önemli olan 2-6 yaş arası çocuklarla çeşitli vakıf, kurum ya da herhangi bir toplulukta çalışmış ya da gönüllü olarak yer almış olmanız iyi bir referans olabilir. Bu yazının içerisinde alabileceğiniz eğitimleri ve staj yapabileceğiniz yerleri de sonrasında yazacağım.

2.ADIM: Cv'niz hazır olduktan sonra çeşitli iş başvuru sitelerinden ilanlara bakabilirsiniz. Bunlardan bazıları;
-Kariyer.net, yenibiris.com, elemanonline.net, Indeed, secretcv, isbul.net gibi sitelere bakabilirsiniz.
Ancak sizlere en kısa ve daha etkili yöntemi söyleyecek olursam o da cv'nizi elinize alıp başvurmak istediğiniz anaokullarını direkt aramak ya da kurumu ziyaret etmek olacaktır. Başvurmak istediğiniz anaokullarını ikamet ettiğiniz bölge içerisinde ya da sizlere en yakın bölgelerden seçebilirsiniz. İlk iş arayışı heyecanıyla 'neresi olsa giderim' ile sonuç alabilmeniz pek mümkün değil. Çünkü başvurmak istediğiniz kurum sizin okula ulaşabilirliğinizi de önemsemektedir. Dolayısıyla gerçekçi tercihler yaparak ne kendinizi ne de kurumları yormamanızı öneririm. Hiçbir kurum sizin aramanızdan ya da kendilerini ziyaret etmenizden rahatsız olmayacaktır. İstediğiniz sonucu alamasanız bile orada cv'nizin bulunduğunu ve akıllarında kalabileceğiniz ihtimalini unutmayın.

3.ADIM: İş görüşmesi boyunca sizlere sorulabilecek en sık sorulan 3 soruyu bırakıyorum;

-Kaç gün çalışabilirsiniz?
-Maaş beklentiniz nedir?
-Yıl içerisinde çocuklarla hangi çalışmaları yapmayı planlıyorsunuz?

Genellikle psikologlar anaokullarında birer gün çalışmaktadırlar. Dolayısıyla birden fazla kurumla yıl içerisinde çalışma imkanına sahip olabilirsiniz. Ancak bazı kurumlar öğrenci sayısına bağlı olarak psikoloğun haftada 2 ya da 3 gün olarak danışmanlık hizmeti vermesini beklemektedir. Ortalama 50-60 kişilik kontenjana sahip kurumlarda haftada 1 gün sizler için yeterli olacaktır. Maaşınız ise çalışmış olduğunuz bölgeye ve okula göre değişkenlik gösterecektir. Yıl içerisinde psikoloğun yapabileceği çalışmalar kurumun beklentileri ve sizin programınız doğrultusunda şekillenecektir.

Sizlere bireysel çalışma planımı söyleyecek olursam; bendeniz birden fazla kuruma danışmanlık vermekteyim. Her kurum için sabit bir çalışma planım bulunuyor ancak bunların yanı sıra esneklik payı bıraktığım yerler mevcuttur. Bunlar;
  • Kurumun ihtiyaçları, öğrenci sayısı, eğitimci kadrosu, idarenin ve öğretmenlerin beklentileri daha öncesinde psikolog ya da psikolojik danışmanla çalışıp çalışmadıkları benim için önemli faktörlerdir. İş görüşmesinde mutlaka bunları planlayarak ve kurumlara esneklik payı bırakarak görüşmelerinizi gerçekleştirmelisiniz. Yalnızca sizden beklenilenin ne olduğu değil sizin kurumdan beklentilerinizin de ne olduğu oldukça önemlidir. İşe başlamadan önce yapmak istediklerinizi ve çalışma planınızı mutlaka konuşmanızı öneririm.



Anaokulunda Psikoloğunun Görevleri

Çocuklarla çalışmak: Çalışmakta olduğunuz yaş grubunun gelişimsel özelliklerine her daim hakim olmanız gerekiyor. Dolayısıyla bilgilerinizin tazeliğinden her zaman emin olmalısınız. Çoğunlukla anaokullarında 3-6 yaş arası ile çalışılmaktadır. Ancak bazı kurumlarda 2 yaş grubu ile de karşılaşabilirsiniz. Gelişim psikolojisi kitabı sizin başucu kitaplarınız arasında yer alacaktır. Ancak birkaç öneri kitabını da buraya bırakıyorum;

-Yetişin Çocuklar / Prof.Dr.Selçuk Şirin
-Çocuğunuzun ilk 6 yılı- Çocuğu Tanımak ve Anlamak-Çocuk Psikolojisi / Prof.Dr. Haluk Yavuzer
-Evet Beyinli Çocuk, Bütün Beyinli Çocuk, Dramsız Disiplin / Daniel j. Siegel
-Geliştiren Anne-Baba, Başarıya Götüren Aile / Doğan Cüceloğlu
-99 Sayfada Bebeklikten Çocukluğa / Yankı Yazgan

Psikoloğun görevi aynı zamanda;
  • Gelişimsel süreçleri testler ve sınıf içi gözlemlerle takip etmek. Özel gereksinimli ya da yaşıtlarından beklenen düzeyde gelişim göstermeyen çocukları gerektiğinde uzmana yönlendirmek ve takibini sağlamak.
  • Gözlemlenen, öğretmen ya da ebeveyn tarafından bildirilen davranış problemlerinde çocuğa destek sağlayabilmek.
  • -Belirli konularda düzenli aralıklarla sınıf atölyeleri düzenlemek; farkındalık, mahremiyet, dikkat vb. konularda almış olduğunuz ya da deneyimlemiş olduğunuz eğitimler çerçevesinde ihtiyaca yönelik atölyeler oluşturabilirsiniz.

Öğretmenlerle çalışmak: Maalesef birçoğu psikoloğun gözden kaçırdığı en önemli noktalardan bir tanesi öğretmenlerdir. Anaokulunda çalışırken yalnızca çocukları değil aynı zamanda öğretmenleri hatta kurumda çalışan herkesi gözlemliyor olmanız gerekir. Her hafta olmasa da belirli aralıklarla sınıflara analiz için girilmelidir. Analiz boyunca öğrencilerin yanı sıra öğretmenlerin öğrencileriyle kurmuş oldukları iletişimi, sınıf yönetimini, velilerle olan iletişimini, kullanmış olduğu materyalleri, sınıfta okunan masal, kitap tercihlerini gözlemlemeniz gerekir. Eksik ya da düzenlemesi gereken kısımlar hakkında öğretmenlere geri bildirimlerde de bulunmalısınız.

  • Veli görüşmelerinden önce öğretmenden tüm öğrencileri hakkında bilgi almak, varsa sınıf gözlem raporunu istemek. Aynı zamanda veli görüşmeleriniz bittikten sonra öğretmenlerle tekrardan öğrenciler hakkında bilgilendirme yapabilirsiniz. Bilgilendirme sürecini etik kurallar çerçevesinde gerçekleştirmelisiniz. Yalnızca öğretmenin sınıf içerisinde destek vermesi gereken ve dikkat etmesi gereken noktaları vurgulamanız yeterli olacaktır. Kurum içerisinde dedikodu yapmaktan ve dedikodu yapmak isteyen mesai arkadaşlarınızdan kaçının. Aksi takdirde etik sıkıntılar meydana gelecektir.
  • İhtiyaç halinde kurum içi psikoeğitim programı düzenleyebilirsiniz; gelişim dönemleri, çocuklarda görülen davranış problemleri, etkili iletişim gibi başlıklar bunlardan bir tanesidir.

Unutmayın öğretmen iyiyse, öğrencileri de iyidir. Bazen problem ebeveyn ya da çocuk değil yalnızca öğretmen olabilir. Elbette bunun tam tersi durumlarda yaşanabilir.

Ebeveynlerle çalışmak: Okul içerisinde ebeveynlerle olan süreciniz oryantasyon haftasından itibaren başlamalıdır. Çocuğun okulda ilk ya da ikinci, üçüncü senesi olsun farketmez, okul öncesi eğitimde ilk haftalarla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenleyebilirsiniz. Toplantının içeriğinde mutlaka dönem içerisinde çocuklarla ve ebeveynlerle olan çalışmalarınızı aktarmalısınız.
  • Çocuklarla ilgili yeterli gözlem ve test sonuçlarını elde ettikten sonra ihtiyacı olan ya da olmayan bütün velilerle ilk görüşme sağlanmalıdır. Destek talep eden ebeveynlerle olan görüşmeler ilerleyen süreçlerde sürdürülmeli ve takibi sağlanmalıdır.
  • Her ay belirli bir konuda ebeveynlere bülten gönderimi sağlayabilirsiniz. Anne baba tutumları, teknoloji kullanımı, yemek yeme alışkanlığı ve uyku düzeni gibi başlıklar sizler için örnek olabilir.
  • Kurumun talebine ve ihtiyaca yönelik seminerler ya da atölyeler düzenleyebilirsiniz.


Anaokulunda Çalışan Psikolog Hangi Eğitimleri Almalı?

Gelişimsel takibi sağlayabileceğiniz testler: DENVER II, AGTE. Özellikle çocuk okula başladıktan 1 ay sonra uygulanmalıdır.
Diğer testler; Frankfurter, Bir insan Çiz, Metropolitan, Frostig Görsel Algı Testi
Eğitimler: Çocuk ve ergen psikopatolojisi (şayet lisans eğitiminiz boyunca o dersi almadıysanız), çocuklarla ilk görüşme , aile danışmanlığı, çocuk terapistiliği vb. eğitimleri alabilirsiniz.

-Sıklıkla tuvalete geçiş süreci, tırnak yeme, öfke kontrol sorunları, vurma, ıssırma, tikler, kıskançlık, yeme ve uyku problemlerini çalışıyor olacaksınız. Spesifik eğitimlerinizi bu başlıklar çerçevesinde almanızın faydalı olacağını düşünüyorum.

Son olarak dikkat edilmesi gerekenler;

  • Çalıştığınız kurumlar birbirinden tamamen farklılık gösterebilir. Dolayısıyla esnek olmalısınız.
  • Birden fazla kurumda çalışmak istiyor ya da çalışıyorsanız her bir kurum için ayrı ayrı defterler tutarak o gününüzü mutlaka not etmenizi öneririm. Aylık raporlarınız için kolaylık sağlayacaktır.
  • Yukarıda da belirttiğim gibi çocuğun gelişiminde rehberlik edecek üç önemli sac ayağı vardır. Ebeveyn, öğretmen ve psikolog. Bu üç önemli sac ayağı iyi bir işbirliği içerisinde olmalıdır. Ebeveynin işbirliği içerisinde olmadığı durumlar öğretmenin ve sizin çabanızı boşa çıkarabilmektedir.
  • Masal kitaplarını iyi bilmek ve çocukların izlediği çizgi filmleri takip etmeniz çocuklarla iletişim kurarken fayda sağlayacaktır.
  • Ebeveynlerin sizlere mail aracılığıyla ya da çalışmakta olduğunuz kurumun kullanmış olduğu bir aplikasyon (okul aile, e-kreş gibi) aracılığıyla iletişim kurmalısınız. Zaten çoğu kurum öğretmenler dahil olmak üzere idare dışında iletişim numaralarını paylaşmamaktadır.
  • Almış olduğunuz bütün test eğitimlerini çocuklara uygulamaktan kaçınmalısınız. En çok ihtiyacınız olan şey dönem başında DENVER II ve dönem sonunda Metropolitan olacaktır. Diğer testleri çocukların ihtiyacı olduğu takdirde uygulayabilirsiniz.
  • Sizlerden istenilen gereksiz bir çok durumdan kaçınmalısınız; okula kayıt esnasında ya da kayıt sildirmek isteyen veliyi 'ikna' etmeniz istenilebilir. Öğretmenin veli ile ya da idareyle çözüme ulaşamadığı durumlarda destek sağlayabilirsiniz ancak köprü görevi görmemelisiniz. Aynı durum veli ve idare içinde geçerlidir.
  • Oyun terapisi eğitimi, klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmış olmak (bunun anaokulu ile hiçbir alakası olmamasına rağmen maalesef talep edilebiliyor) , formasyon (öğretmen kadrosunda olmak istemiyorsanız gerekli değildir) ve zeka testleri… Okulda terapi yapılmadığını, rehberlik ve danışmanlık hizmeti verildiğini unutmamalısınız. Yukarıda da belirttiğim gibi klinik durumlarda uzmana yönlendirme sağlamalısınız.


© Tüm hakları saklıdır Psycholocals.

Made on
Tilda